0.7 C
Hamburg
Pazartesi, Ocak 18, 2021

BİZİM ŞEH YAPMAZ DEMEYİN

Sakın olaki, bizim „Şeh Hazretleri“ yapmaz demeyin, yapar, çünkü bunlarda nefse hakim olmak mümkün değil.İnsanları anlamak o kadar zor ki; adam dini öğrenmek illa ki bir tarikata girmeyi veya şeh denen düzenbazın sohbetine katılmayı din için şart olduğuna inanmakta. Tarikat şehlerinin şeytan ile dans ettiklerine inanmaz; şeh hazretlerinin dizinin dibine oturmayı mutluluk sayarlar.Tarikatlar nedir ve ne amaçlarlar?Tarikat denen şeytan yuvalarının tek amacı var, oda insanların manevi duygularını sömürmek ve maddi olarak iyi bir konumda yaşamaktır. Şöyle etrafınıza bir bakın, eline kazma, kürek veya mala almış bir tarikat şehi varmı? Hanı İslam Peygamberi Hz. Muhammed bir lokma bir hırka demişti, nerede o bir lokma ve bir hırka ile geçinen tarikat şehleri?

Menzil`den İsmailağa tarikatına kadar, ne kadar tarikat denen karanlık ve insan sömüren yerler varsa, oraların sözüm ona şehleri altın taslar ve saraylarda yaşamaktalar. Onlar müritlerine „Gavur“ icatlarından uzak durun derler, fakat kendileri Alman Mercedes, İngiliz Bentley`e binerler. Kendilerini güçlü göstermek için, onlarcada korumaları arkalarından koşarlar.Türkiye`de yaklaşık birbuçuk milyon çocuğun, tarikatların o pis ve mikrop saçan yuvalarında beyinlerinin yiykandığını biliyormusunuz? Fakir fukaranın yavrularını, sözde din eğitimi adı altında ele geçirip, sonrada onları birer cani olarak yetiştirmektedirler. Bu karanlık yerlerin başında olanlar, yüzme havuzlu vilalarda yaşarken, en lüks otellerde izinlerini yaparken, fakirede sabredin,

Allah sizleri deniyor deme lüksüne sahipler.Yaklaşık onsekiz senedir iktidarda olan AKP ve onun Genel Başkanı Erdoğan zamanında, bu karanlık yerler devlet tarafından büyük destek ve saygıya layık görüldüler. Kendi çocuklarını Amerika`nın en pahalı okullarında okuturken, fakirin çocuğuna İmam Hatipleri veya tarikat kurslarını önerdiler. Her köşeye bir İmam Hatip Okulu ve tarikatların Kur`an kurslarını açtılar. Amaç, sözde „Dindar ve Kindar“ nesiller yetiştirmek.Evet, bu karanlık ve pislik yuvalarının insanlığın düşmanı olduklarını anlatmak zorundayız. Bu karanlık yerlerin amacının insanlara dini eğitimi vermek değil, kendilerinin yaşam standartlarının üst düzeye çıkmasını sağlamaktır.Eğer „Cubbeli Ahmet“ denen iblis, çocuğa tacizlik yapmak bir art niyet değil; buna İslam`da „Bademleme“ denir diyorsa, bu tarikatlarda neler yapıldığinı siz düşünün. Toplumun bu gibi tarikat denen Cumhuriyet, Demokrasi, Bilim ve İlim karşıtı yerlere karşı uyanık olması gerekir.

Bunlar çağımızın düşmanları olup, İslam Dini adına insanların kanını emen asalaklardır.Hz. Muhammed ne tarikat şehi ve nede Cemaat Reisi idi. Hz. Muhammed çağının bir devrimcisi ve insanlığı cehalete karşı örgütlemişti. Hz. Muhammed`in her hangi bir mezhebi de yoktu.Tarikat, Cemaat veya mezhebler Emevi hanedanlığı zamanında oluşan asalak ve karanlık yerlerdir.Emevi yalançıları ve İslam düşmanlarının tek amacı vardı, oda Hz. Muhammed`in ilkelerini yok etmek. Bunu günümüz Türkiye`sinde de görüyor ve yaşıyoruz. Atatürk`e bire bir hakaret etme cesaretini kendilerinde bulamıyanlar, İnönü üzerinden saldırıyorlar. Emeviler zamanında da Hz. Muhammed`e direk saldıramıyanlar Hz. Ali üzerinden saldırmışlardır.

Günümüz tarikat ve cemaatleri Hz. Muhammed`i değil, Emevi yalançılarının oluşturduğu İslam`ı insanlara din olarak anlatmaktadırlar.Tarikatlar bir din merkezleri değil, insanlığın gelişmesini istemiyen Corona kadar tehlikeli yerlerdir. Çocuklarımızın bu gibi kuruluşların eline düşmemesi için, ülkenin aydınlarına büyük görev düşmektedir.Türk gençliğinin geleceği tarikat şehlerinin ellerinde değil, çağdaş bilime inanan öğretmenlerimizin ellerinde olmalıdır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

„Wie rassistisch bist Du? Das Experiment“ – Das NDR „Kulturjournal“ geht Aspekten und Erscheinungsformen des alltäglichen Rassismus nach

elbeXpress / Haber Merkezi In einer dreiteiligen Reihe stellen das NDR „Kulturjournal“ und tagesschau24 die Frage „Wie rassistisch bist du?“. In Diskussionen und Experimenten wird...

Streit in Eimsbüttel: Sonderbehandlung für BV-Abgeordnete?

Gegen die Stimmen der SPD-Fraktion hat die grün-schwarze Koalition im Hauptausschuss vergangenen Donnerstag beschlossen, dass die Bezirksversammlung Eimsbüttel auch im Lockdown weiter tagen soll....

ZEYTİN DALI VE BEYAZ GÜVERÇİN

Evrensel barıştan söz etmek kolay değildir; Bir beyaz güvercin görmek isterim, dünya ülkeleri üzerinde, sınır tanımadan ağzında bir zeytin dalıyla dolaşsın (alıntı).  Neredeyse, son günlerde barışdan ziyade, savaşı övenler baş tacı ediliyor. Barışın ve insanlığın düşmanları faşizim ve onun temsilcileridir.  Başka kimlerdir, kandan beslenen silah üretenler ve onları pazarlıyanlardır.  Başka kimlerdir, kendisine güveni olmayan insanlar, yani sevgi dili yerine nefret dilini kullananlardır.  Başka kimlerdir, çocukluklarında çok işgence görmüş, horlanmış ve bir türlü kişiliğini bulamıyan cahillerdir (Hitler gibiler).  Neredeyse Türkiye`de barışdan, kardeşlikten ve hoşgörüden bahseden kimse kalmadı. Ülkede yaşıyan yaklaşık 83 milyon vatandaşın can ve mal güvenliğinden sorumlu olanlar, muhaliflerine karşı kin ve nefret dilini daha fazla kullanıyorlar.  Benim ile yürüyorsan yaşama hakkına sahipsin, benden ayrılırsan, sana yaşam hakkı tanımam diyorlar. O zaman sormak gerekmezmi, kendisinden ayrılmak isteyen karısını öldüren koca ile, kendisini terk edenleri yok sayan ve onlara politik yaşam hakkı tanımıyanların arasında ki fark nedir?  Türkiye`de aynı saatlerde bir politikacı ve bir gazeteci sokağa inen çakallar tarafından öldüresiye dövülüyorlar. Ülkenin yönetiminden sorumlu olanlar, örneğin Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı veya bu sokak eşkiyalarının arkasında olduğu iddia edilenlerden ses yoktur.  Türkiye Cumhuriyeti`nin Ana Muhalefet Partisi lideri linç edilmek isteniyor, bir partinın Genel Başkanı`nın evi kundaklanmak kundaklanıyor, sokak ortasında eski parti arkadaşları ve aynı görüşte olan gazeteciler dövülüyor, ülkeyi yönetenler bir telefon dahi etmiyorlar. Bu kadar kindar ve dindar insanlar konuşurken, hepimiz aynı gemideyiz diyorlar. Hepimiz dediğiniz kim veya kimler?  Evet, Türkiye`de kim „Zeytin Dalını“ düşman olarak gördüğüne uzatırsa, tarih onu veya onları övgü ile yazacaktır. Ülkenin barışına hiçbir katkısı olmayan MHP Genel Başkanı, HDP`nin kapatılması için avazı çıktığı kadar bağırıyor. Her kim ki, HDP`nin kapatılmasını ister, o bü ülkenin dostu değildir. Ülkeyi daha fazla gerecek, insanları daha fazla ayrıştıracak veya yaklaşık altı milyon oy vermiş halkı cezalandırmak isteyecek olursa, o bu ülkenin temellerine dinamit koyuyor demektir.  Ükenin içinde bulunduğu kin ve nefret dilini barış ve sevgi diline çevirecekler Meral Akşener ve Mithat Sancar`dır. Eğer Meral Akşener...

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

- Advertisement -

SON HABERLER

„Wie rassistisch bist Du? Das Experiment“ – Das NDR „Kulturjournal“ geht Aspekten und Erscheinungsformen des alltäglichen Rassismus nach

elbeXpress / Haber Merkezi In einer dreiteiligen Reihe stellen das NDR „Kulturjournal“ und tagesschau24 die Frage „Wie rassistisch bist du?“. In Diskussionen und Experimenten wird...

Streit in Eimsbüttel: Sonderbehandlung für BV-Abgeordnete?

Gegen die Stimmen der SPD-Fraktion hat die grün-schwarze Koalition im Hauptausschuss vergangenen Donnerstag beschlossen, dass die Bezirksversammlung Eimsbüttel auch im Lockdown weiter tagen soll....

ZEYTİN DALI VE BEYAZ GÜVERÇİN

Evrensel barıştan söz etmek kolay değildir; Bir beyaz güvercin görmek isterim, dünya ülkeleri üzerinde, sınır tanımadan ağzında bir zeytin dalıyla dolaşsın (alıntı).  Neredeyse, son günlerde barışdan ziyade, savaşı övenler baş tacı ediliyor. Barışın ve insanlığın düşmanları faşizim ve onun temsilcileridir.  Başka kimlerdir, kandan beslenen silah üretenler ve onları pazarlıyanlardır.  Başka kimlerdir, kendisine güveni olmayan insanlar, yani sevgi dili yerine nefret dilini kullananlardır.  Başka kimlerdir, çocukluklarında çok işgence görmüş, horlanmış ve bir türlü kişiliğini bulamıyan cahillerdir (Hitler gibiler).  Neredeyse Türkiye`de barışdan, kardeşlikten ve hoşgörüden bahseden kimse kalmadı. Ülkede yaşıyan yaklaşık 83 milyon vatandaşın can ve mal güvenliğinden sorumlu olanlar, muhaliflerine karşı kin ve nefret dilini daha fazla kullanıyorlar.  Benim ile yürüyorsan yaşama hakkına sahipsin, benden ayrılırsan, sana yaşam hakkı tanımam diyorlar. O zaman sormak gerekmezmi, kendisinden ayrılmak isteyen karısını öldüren koca ile, kendisini terk edenleri yok sayan ve onlara politik yaşam hakkı tanımıyanların arasında ki fark nedir?  Türkiye`de aynı saatlerde bir politikacı ve bir gazeteci sokağa inen çakallar tarafından öldüresiye dövülüyorlar. Ülkenin yönetiminden sorumlu olanlar, örneğin Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı veya bu sokak eşkiyalarının arkasında olduğu iddia edilenlerden ses yoktur.  Türkiye Cumhuriyeti`nin Ana Muhalefet Partisi lideri linç edilmek isteniyor, bir partinın Genel Başkanı`nın evi kundaklanmak kundaklanıyor, sokak ortasında eski parti arkadaşları ve aynı görüşte olan gazeteciler dövülüyor, ülkeyi yönetenler bir telefon dahi etmiyorlar. Bu kadar kindar ve dindar insanlar konuşurken, hepimiz aynı gemideyiz diyorlar. Hepimiz dediğiniz kim veya kimler?  Evet, Türkiye`de kim „Zeytin Dalını“ düşman olarak gördüğüne uzatırsa, tarih onu veya onları övgü ile yazacaktır. Ülkenin barışına hiçbir katkısı olmayan MHP Genel Başkanı, HDP`nin kapatılması için avazı çıktığı kadar bağırıyor. Her kim ki, HDP`nin kapatılmasını ister, o bü ülkenin dostu değildir. Ülkeyi daha fazla gerecek, insanları daha fazla ayrıştıracak veya yaklaşık altı milyon oy vermiş halkı cezalandırmak isteyecek olursa, o bu ülkenin temellerine dinamit koyuyor demektir.  Ükenin içinde bulunduğu kin ve nefret dilini barış ve sevgi diline çevirecekler Meral Akşener ve Mithat Sancar`dır. Eğer Meral Akşener...

Live-Ticker zu Corona-Pandemie / Corona ile ilgili güncel Haberler

17.01.2021 20:04 Uhr Aktuelle neue Fälle mit positiver COVID-19-Infektion 42879 bestätigte Fälle in Hamburg146 seit gestern523 davon im Krankenhaus (-3) Stand: 16.01.2021davon 92 auf der Intensivstation...

ÇAKALLAR SOKAĞA İNDİYSE

„Bana dokunmayan yılan bin yaşasın“ diye bir atasözü vardır. Aslında çok yanlış söylenmiş bir sözdür. Bugün sana dokunmayan yılan, gün gelir senide sokar. Türkiye`yi yönetenler veya...