-0.1 C
Hamburg
Pazartesi, Ocak 18, 2021

NELER OLUYOR?

Türkiye`de son günlerde çok garip olaylar oluyor.

Bir tarafda Devlet Bahçeli`nin yaptığı abuk sapık açıklamaları, diğer tarafda ise HDP`ye yapılan operasyonlar.

Devlet Bahçeli nasıl bir ruh sağlığına sahip olmalı ki, Türkiye Cumhuriyeti`nin Anayasa Mahkemesi`nin kapatılmasını talep etme cüretini kendisinde buluyor.

Önce Baroları bölmek için gerekli yasaları çıkarttılar.

Sonra Devlet Bahçeli aldığı görev doğrultusunda, Türk Tabipler Birliği`nin kapatılmasını ve yöneticilerinin tutuklanmasını talep etmiştir.

Bahçeli diyor ki, “Anayasa Mahkemesi yeni hükümet sisteminin doğasına uygun şekilde yeni baştan yapılandırılmalıdır”.

Bahçeli devam ediyor ve diyor ki, Anayasa Mahkemesi ”Hak ihlali adı altında verilen kararlar telafisi imkansız zararlar vermektedir”.

Bahçeli bilmeli ki, Anayasa Referandumu ile başta Anayasa Mahkemesi olmak üzere, bütün yüksek mahkeme yargıçları kankası Erdoğan tarafından atanmaktadır. Demek ki, kendi seçtikleri hakimlerin vermiş oldukları kararlara dahi tahamül edilemiyecek duruma gelinmiştir. O zaman Bahçeli`ye sormak gerekir,  Anayasa Mahkemesi kapatılarak, yerine kurulacak Yüksek Mahkeme nasıl olacaktır?

Bahçeli bir konuda haklı, oda faşizimde hukuk olmayacağına göre, Anayasa Mahkemesi gibi bir yargı organına da ihtiyaç olmayacaktır. Devlet Bahçeli diyor ki, yeni sestemde yalnız bir kişi haklıdır, oda Erdoğan. Mahkemeler verecekleri kararı Erdoğan adına vermelidir. Devlet Bahçeli bilmeli ki, Avurpa`da bir zamanlar bütün gücü elinde bulunduran bir lider vardı, bütün kararlar onun adına veriliyordu.

Sayın Devlet Bahçeli ateş ile oynuyor. Devlet Bahçeli`ye birileri demokratik ülkelerde Yüksek Mahkeme yargıçların ve mahkemelerin bağımsız olduklarını ve kararlarını evrensel hukuka göre verdiklerini anlatmalıdır.

Gelelim Kars Belediyesi ve HDP`li yöneticilere karşı yürütülen operasyonlara. Kars`da neler oluyor, onu biraz inceliyelim.

Bir önceki Belediye Başkanı Kars`da hukuku ve Belediye Meclisi`ni saf dışı bırakılmıştır. Belediye ihaleleri yalnız „Rant Çetesinin“ talepleri doğrultusunda verilmiştir. HDP`li Belediye Başkanı Ayhan Bilgen seçilenden sonra, belediyenin yaklaşık yarım milyar TL borcu olduğunu açıklamıştır. Kars`da çok iyi çalışmalar yapan ve neredeyse bütün kararları Belediye Meclisi`nde bulunan partilarla ortak alan Ayhan Bilgen saf dışı edilmek isteniyorsa, bu çok acı bir durum.

Nasıl ki bir zamanlar FETÖ`nun polisi, savcısı ve hakimi birçok insanın hayatını „Ergenekoncu“ suçlaması ile karartıysa, şimdi de PKK yandaşı olmakla suçlanıp karartılmak isteniyor. Bu hükümetin tek sorunu var, kendisinden olmayan herkesi ya FETÖ veya PKK`lı olarak suçlamak.

Türkiye freni patlamış kamyon gibi gidiyor. Direksiyonda oturan şöför ve muavini ise, arabayı durduirmayı değil, gidiş güzargahında bulunan bütün varlıkları yok etmek istiyorlar.

Ülkeyi yönetenlerin yeniden sağlıklı düşünmeleri ve Türkiye Cumhuriyeti`ne daha fazla zarar vermemeleri gerekmektedir.

Gerçekten Türkiye`de neler oluyor?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

„Wie rassistisch bist Du? Das Experiment“ – Das NDR „Kulturjournal“ geht Aspekten und Erscheinungsformen des alltäglichen Rassismus nach

elbeXpress / Haber Merkezi In einer dreiteiligen Reihe stellen das NDR „Kulturjournal“ und tagesschau24 die Frage „Wie rassistisch bist du?“. In Diskussionen und Experimenten wird...

Streit in Eimsbüttel: Sonderbehandlung für BV-Abgeordnete?

Gegen die Stimmen der SPD-Fraktion hat die grün-schwarze Koalition im Hauptausschuss vergangenen Donnerstag beschlossen, dass die Bezirksversammlung Eimsbüttel auch im Lockdown weiter tagen soll....

ZEYTİN DALI VE BEYAZ GÜVERÇİN

Evrensel barıştan söz etmek kolay değildir; Bir beyaz güvercin görmek isterim, dünya ülkeleri üzerinde, sınır tanımadan ağzında bir zeytin dalıyla dolaşsın (alıntı).  Neredeyse, son günlerde barışdan ziyade, savaşı övenler baş tacı ediliyor. Barışın ve insanlığın düşmanları faşizim ve onun temsilcileridir.  Başka kimlerdir, kandan beslenen silah üretenler ve onları pazarlıyanlardır.  Başka kimlerdir, kendisine güveni olmayan insanlar, yani sevgi dili yerine nefret dilini kullananlardır.  Başka kimlerdir, çocukluklarında çok işgence görmüş, horlanmış ve bir türlü kişiliğini bulamıyan cahillerdir (Hitler gibiler).  Neredeyse Türkiye`de barışdan, kardeşlikten ve hoşgörüden bahseden kimse kalmadı. Ülkede yaşıyan yaklaşık 83 milyon vatandaşın can ve mal güvenliğinden sorumlu olanlar, muhaliflerine karşı kin ve nefret dilini daha fazla kullanıyorlar.  Benim ile yürüyorsan yaşama hakkına sahipsin, benden ayrılırsan, sana yaşam hakkı tanımam diyorlar. O zaman sormak gerekmezmi, kendisinden ayrılmak isteyen karısını öldüren koca ile, kendisini terk edenleri yok sayan ve onlara politik yaşam hakkı tanımıyanların arasında ki fark nedir?  Türkiye`de aynı saatlerde bir politikacı ve bir gazeteci sokağa inen çakallar tarafından öldüresiye dövülüyorlar. Ülkenin yönetiminden sorumlu olanlar, örneğin Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı veya bu sokak eşkiyalarının arkasında olduğu iddia edilenlerden ses yoktur.  Türkiye Cumhuriyeti`nin Ana Muhalefet Partisi lideri linç edilmek isteniyor, bir partinın Genel Başkanı`nın evi kundaklanmak kundaklanıyor, sokak ortasında eski parti arkadaşları ve aynı görüşte olan gazeteciler dövülüyor, ülkeyi yönetenler bir telefon dahi etmiyorlar. Bu kadar kindar ve dindar insanlar konuşurken, hepimiz aynı gemideyiz diyorlar. Hepimiz dediğiniz kim veya kimler?  Evet, Türkiye`de kim „Zeytin Dalını“ düşman olarak gördüğüne uzatırsa, tarih onu veya onları övgü ile yazacaktır. Ülkenin barışına hiçbir katkısı olmayan MHP Genel Başkanı, HDP`nin kapatılması için avazı çıktığı kadar bağırıyor. Her kim ki, HDP`nin kapatılmasını ister, o bü ülkenin dostu değildir. Ülkeyi daha fazla gerecek, insanları daha fazla ayrıştıracak veya yaklaşık altı milyon oy vermiş halkı cezalandırmak isteyecek olursa, o bu ülkenin temellerine dinamit koyuyor demektir.  Ükenin içinde bulunduğu kin ve nefret dilini barış ve sevgi diline çevirecekler Meral Akşener ve Mithat Sancar`dır. Eğer Meral Akşener...

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

- Advertisement -

SON HABERLER

„Wie rassistisch bist Du? Das Experiment“ – Das NDR „Kulturjournal“ geht Aspekten und Erscheinungsformen des alltäglichen Rassismus nach

elbeXpress / Haber Merkezi In einer dreiteiligen Reihe stellen das NDR „Kulturjournal“ und tagesschau24 die Frage „Wie rassistisch bist du?“. In Diskussionen und Experimenten wird...

Streit in Eimsbüttel: Sonderbehandlung für BV-Abgeordnete?

Gegen die Stimmen der SPD-Fraktion hat die grün-schwarze Koalition im Hauptausschuss vergangenen Donnerstag beschlossen, dass die Bezirksversammlung Eimsbüttel auch im Lockdown weiter tagen soll....

ZEYTİN DALI VE BEYAZ GÜVERÇİN

Evrensel barıştan söz etmek kolay değildir; Bir beyaz güvercin görmek isterim, dünya ülkeleri üzerinde, sınır tanımadan ağzında bir zeytin dalıyla dolaşsın (alıntı).  Neredeyse, son günlerde barışdan ziyade, savaşı övenler baş tacı ediliyor. Barışın ve insanlığın düşmanları faşizim ve onun temsilcileridir.  Başka kimlerdir, kandan beslenen silah üretenler ve onları pazarlıyanlardır.  Başka kimlerdir, kendisine güveni olmayan insanlar, yani sevgi dili yerine nefret dilini kullananlardır.  Başka kimlerdir, çocukluklarında çok işgence görmüş, horlanmış ve bir türlü kişiliğini bulamıyan cahillerdir (Hitler gibiler).  Neredeyse Türkiye`de barışdan, kardeşlikten ve hoşgörüden bahseden kimse kalmadı. Ülkede yaşıyan yaklaşık 83 milyon vatandaşın can ve mal güvenliğinden sorumlu olanlar, muhaliflerine karşı kin ve nefret dilini daha fazla kullanıyorlar.  Benim ile yürüyorsan yaşama hakkına sahipsin, benden ayrılırsan, sana yaşam hakkı tanımam diyorlar. O zaman sormak gerekmezmi, kendisinden ayrılmak isteyen karısını öldüren koca ile, kendisini terk edenleri yok sayan ve onlara politik yaşam hakkı tanımıyanların arasında ki fark nedir?  Türkiye`de aynı saatlerde bir politikacı ve bir gazeteci sokağa inen çakallar tarafından öldüresiye dövülüyorlar. Ülkenin yönetiminden sorumlu olanlar, örneğin Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı veya bu sokak eşkiyalarının arkasında olduğu iddia edilenlerden ses yoktur.  Türkiye Cumhuriyeti`nin Ana Muhalefet Partisi lideri linç edilmek isteniyor, bir partinın Genel Başkanı`nın evi kundaklanmak kundaklanıyor, sokak ortasında eski parti arkadaşları ve aynı görüşte olan gazeteciler dövülüyor, ülkeyi yönetenler bir telefon dahi etmiyorlar. Bu kadar kindar ve dindar insanlar konuşurken, hepimiz aynı gemideyiz diyorlar. Hepimiz dediğiniz kim veya kimler?  Evet, Türkiye`de kim „Zeytin Dalını“ düşman olarak gördüğüne uzatırsa, tarih onu veya onları övgü ile yazacaktır. Ülkenin barışına hiçbir katkısı olmayan MHP Genel Başkanı, HDP`nin kapatılması için avazı çıktığı kadar bağırıyor. Her kim ki, HDP`nin kapatılmasını ister, o bü ülkenin dostu değildir. Ülkeyi daha fazla gerecek, insanları daha fazla ayrıştıracak veya yaklaşık altı milyon oy vermiş halkı cezalandırmak isteyecek olursa, o bu ülkenin temellerine dinamit koyuyor demektir.  Ükenin içinde bulunduğu kin ve nefret dilini barış ve sevgi diline çevirecekler Meral Akşener ve Mithat Sancar`dır. Eğer Meral Akşener...

Live-Ticker zu Corona-Pandemie / Corona ile ilgili güncel Haberler

17.01.2021 20:04 Uhr Aktuelle neue Fälle mit positiver COVID-19-Infektion 42879 bestätigte Fälle in Hamburg146 seit gestern523 davon im Krankenhaus (-3) Stand: 16.01.2021davon 92 auf der Intensivstation...

ÇAKALLAR SOKAĞA İNDİYSE

„Bana dokunmayan yılan bin yaşasın“ diye bir atasözü vardır. Aslında çok yanlış söylenmiş bir sözdür. Bugün sana dokunmayan yılan, gün gelir senide sokar. Türkiye`yi yönetenler veya...