-0.1 C
Hamburg
Pazartesi, Ocak 18, 2021

KARŞI DEVRİM

KARŞI DEVRİM

Evet, Atatürk devrimlerini ve o devrimleri gerçekleştirenlerin adlarını ve ilkelerini birer birer yok ediyorlar. İlk zamanlar başörtüsü talebi ile yola çıkanlar, şimdi ise kendilerine engel veya gölge olanları ortadan kaldırmak için, her türlü girişimi pervazsızca yapıyorlar.

Kendilerinde azbuçuk Atatürk sevgisi olanlar cenazeme gelmesinler veya Atatürk olmasaydı da, Yunan işgalinde kalsaydık diyen bir hainın cenazesine giderek, onun tabutuna omuz verenler, bunu bilinçli olarak yapıyorlar. Bizim muhalefet ise bunu birkaç sözle geçiştiriyor.

Atatürk devrimlerinin yılmaz savunucusu ve bütün eğitim devrimlerinin başında bulunan efsane Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necatı`nin, Ankara Mithatpaşa Caddesinde evi varmış. Bu ev uzun zamandan beri Mustafa Necati Kültür Evi olarak hizmet veriyormuş. Türkiye Cumhuriyeti`nin ilk Milli Eğitim Bakanı ve Türkiye eğitim sisteminin babası olan Mustafa Necati`nin adı, Nuri Pakdil Edebiyat Müzesi olarak değiştirilmiş. Edep be yahu, bu kadarmı gözünüzü kann ve intikam bürüdü.

Kim bu Nuri Pakdil, biraz onun hakkında bilgi edinelim. Kahramanmaraş doğumlu. Kendisini sağcı veya solcu olarak değil „İslamcı“ olarak tanımlamıştır. Atatürk ve Cumhuriyet karşıtı bir çizgisi olan Nuri Pakdil, yaşadığı Ankara`yı hiç sevmemiş. En çok Mekke, Medine, Kudis, Şam, İstanbul ve Paris`i sevdiğini söylermiş. Atatürk`ü „Ulu Önder“ olarak rede eder ve Ulu Önder olarak Hz. Muhammed`i kabul edermiş. Ne garip ki, Mustafa Necati gibi çağdaş eğitimin babasının evinin adı, bir Atatürk ve Cumhuriyet karşıtı Nuri Pakdil olarak değiştiriliyor. Diyeceksiniz ki bunda ne var, çok şey var. Ankara`da başka hiçmi yer kalmadı da Mustafa Necati`nin evine Nuri Pakdil adı veriliyor. Bunun bilinçli olarak yapılmadığını söylemek mümkünmü?

Türkiye ve dünyada gündem o kadar hızlı değişiyor ki, akşam düşündüğün konunun anlamı sabah kayboluyor. Bugün Şeriat isteyen kadınları yazmak istemiştim. Fakat Mustafa Necati daha ağır bastı, çünkü o bir devrimciydi. Mustafa Necati`nin adının Nuri Pakdil olarak değiştirilmesi şeriat istiyoruz diyen kadınlar için bir ders olurmu bilmiyorum.

Türkiye Cumhuriyeti`nin eşit vatandaşı olan kadın, neden şeriat rejimi ister?

Bir, kendisini birey olarak kabul etmemek için.
İki, Medeni Kanun önünde bire bir eşit olduğu halde, şeriat kanunu ile iki kadının bir erkeğe esit olduğunu kabul ettiği için.
Üç, Medeni Kanun kadına miras eşitliğini güvence ederken, Şeriat Kanun ile mirasdan yoksun olmak için.
Dört, Medeni Kanun tek eşliliği kabul ederken, Şeriat Kanunu çok eşliliği, yani eşinin birkaç kadın ile evlenmesini kabul ettiği için.
Beş, Medeni Kanun ve Evrensel İnsan Hakları cariye veya köleliği red ederken, Şeriat Kanunu bunlara onay verdiği için.

Şeriat rejimi istiyorum diye bağıran o kadınlara acıyorum. Eğer bilseler ki, Seriat düzeninde kadın diye bir varlımk yoktur, inanın ki Şeriat diye bağırmazlar. Daha çocuk yaşda tarikatların, cemaatlerin veya Diyanet`in Kur`an kurslarında beyinleri yıykanan kızlardan, Atatürk devrimlerinin savunucusu olmasını beklemek biraz saflık olur.

Diyanet`in başında ki şahıs diyor ki „ fakirlik Allah`a yakın olmaktır“. O zaman sormak gerekmiyormu, zenginler, devletin yüksek makamlarından katmerli üç beş maaş alanlar, Alman Audi, Mercedes veya BMW arabalarına binenler Allah`dan uzaklar, yani cennet onlara çok uzak ve cehennem çok yakın. İnsanları Allah ile aldatmaktan hiçmi hiç utanmıyorlar. Aslında Ali Erbaş gibi kendisini Şehül İslam görenler İslam dinine en büyük ihaneti yapıyorlar.

Bu kadar aymazlık ve ihanete karşı Atatürk, Cumhuriyet ve Demokrasi savunucularının ne yapması gerekiyor? Yapılan bu karşı devrim çalışmalarına karşı ortak payda olan „DEMOKRASİ VE EVRENSEL HUKUK“ etrafında güçbirliği yapmaları zorunludur. Eğer bunu yapmazlarsa, gelecek seçim son seçim olacaktır, bunun bilinmesi gerekir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

„Wie rassistisch bist Du? Das Experiment“ – Das NDR „Kulturjournal“ geht Aspekten und Erscheinungsformen des alltäglichen Rassismus nach

elbeXpress / Haber Merkezi In einer dreiteiligen Reihe stellen das NDR „Kulturjournal“ und tagesschau24 die Frage „Wie rassistisch bist du?“. In Diskussionen und Experimenten wird...

Streit in Eimsbüttel: Sonderbehandlung für BV-Abgeordnete?

Gegen die Stimmen der SPD-Fraktion hat die grün-schwarze Koalition im Hauptausschuss vergangenen Donnerstag beschlossen, dass die Bezirksversammlung Eimsbüttel auch im Lockdown weiter tagen soll....

ZEYTİN DALI VE BEYAZ GÜVERÇİN

Evrensel barıştan söz etmek kolay değildir; Bir beyaz güvercin görmek isterim, dünya ülkeleri üzerinde, sınır tanımadan ağzında bir zeytin dalıyla dolaşsın (alıntı).  Neredeyse, son günlerde barışdan ziyade, savaşı övenler baş tacı ediliyor. Barışın ve insanlığın düşmanları faşizim ve onun temsilcileridir.  Başka kimlerdir, kandan beslenen silah üretenler ve onları pazarlıyanlardır.  Başka kimlerdir, kendisine güveni olmayan insanlar, yani sevgi dili yerine nefret dilini kullananlardır.  Başka kimlerdir, çocukluklarında çok işgence görmüş, horlanmış ve bir türlü kişiliğini bulamıyan cahillerdir (Hitler gibiler).  Neredeyse Türkiye`de barışdan, kardeşlikten ve hoşgörüden bahseden kimse kalmadı. Ülkede yaşıyan yaklaşık 83 milyon vatandaşın can ve mal güvenliğinden sorumlu olanlar, muhaliflerine karşı kin ve nefret dilini daha fazla kullanıyorlar.  Benim ile yürüyorsan yaşama hakkına sahipsin, benden ayrılırsan, sana yaşam hakkı tanımam diyorlar. O zaman sormak gerekmezmi, kendisinden ayrılmak isteyen karısını öldüren koca ile, kendisini terk edenleri yok sayan ve onlara politik yaşam hakkı tanımıyanların arasında ki fark nedir?  Türkiye`de aynı saatlerde bir politikacı ve bir gazeteci sokağa inen çakallar tarafından öldüresiye dövülüyorlar. Ülkenin yönetiminden sorumlu olanlar, örneğin Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı veya bu sokak eşkiyalarının arkasında olduğu iddia edilenlerden ses yoktur.  Türkiye Cumhuriyeti`nin Ana Muhalefet Partisi lideri linç edilmek isteniyor, bir partinın Genel Başkanı`nın evi kundaklanmak kundaklanıyor, sokak ortasında eski parti arkadaşları ve aynı görüşte olan gazeteciler dövülüyor, ülkeyi yönetenler bir telefon dahi etmiyorlar. Bu kadar kindar ve dindar insanlar konuşurken, hepimiz aynı gemideyiz diyorlar. Hepimiz dediğiniz kim veya kimler?  Evet, Türkiye`de kim „Zeytin Dalını“ düşman olarak gördüğüne uzatırsa, tarih onu veya onları övgü ile yazacaktır. Ülkenin barışına hiçbir katkısı olmayan MHP Genel Başkanı, HDP`nin kapatılması için avazı çıktığı kadar bağırıyor. Her kim ki, HDP`nin kapatılmasını ister, o bü ülkenin dostu değildir. Ülkeyi daha fazla gerecek, insanları daha fazla ayrıştıracak veya yaklaşık altı milyon oy vermiş halkı cezalandırmak isteyecek olursa, o bu ülkenin temellerine dinamit koyuyor demektir.  Ükenin içinde bulunduğu kin ve nefret dilini barış ve sevgi diline çevirecekler Meral Akşener ve Mithat Sancar`dır. Eğer Meral Akşener...

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

- Advertisement -

SON HABERLER

„Wie rassistisch bist Du? Das Experiment“ – Das NDR „Kulturjournal“ geht Aspekten und Erscheinungsformen des alltäglichen Rassismus nach

elbeXpress / Haber Merkezi In einer dreiteiligen Reihe stellen das NDR „Kulturjournal“ und tagesschau24 die Frage „Wie rassistisch bist du?“. In Diskussionen und Experimenten wird...

Streit in Eimsbüttel: Sonderbehandlung für BV-Abgeordnete?

Gegen die Stimmen der SPD-Fraktion hat die grün-schwarze Koalition im Hauptausschuss vergangenen Donnerstag beschlossen, dass die Bezirksversammlung Eimsbüttel auch im Lockdown weiter tagen soll....

ZEYTİN DALI VE BEYAZ GÜVERÇİN

Evrensel barıştan söz etmek kolay değildir; Bir beyaz güvercin görmek isterim, dünya ülkeleri üzerinde, sınır tanımadan ağzında bir zeytin dalıyla dolaşsın (alıntı).  Neredeyse, son günlerde barışdan ziyade, savaşı övenler baş tacı ediliyor. Barışın ve insanlığın düşmanları faşizim ve onun temsilcileridir.  Başka kimlerdir, kandan beslenen silah üretenler ve onları pazarlıyanlardır.  Başka kimlerdir, kendisine güveni olmayan insanlar, yani sevgi dili yerine nefret dilini kullananlardır.  Başka kimlerdir, çocukluklarında çok işgence görmüş, horlanmış ve bir türlü kişiliğini bulamıyan cahillerdir (Hitler gibiler).  Neredeyse Türkiye`de barışdan, kardeşlikten ve hoşgörüden bahseden kimse kalmadı. Ülkede yaşıyan yaklaşık 83 milyon vatandaşın can ve mal güvenliğinden sorumlu olanlar, muhaliflerine karşı kin ve nefret dilini daha fazla kullanıyorlar.  Benim ile yürüyorsan yaşama hakkına sahipsin, benden ayrılırsan, sana yaşam hakkı tanımam diyorlar. O zaman sormak gerekmezmi, kendisinden ayrılmak isteyen karısını öldüren koca ile, kendisini terk edenleri yok sayan ve onlara politik yaşam hakkı tanımıyanların arasında ki fark nedir?  Türkiye`de aynı saatlerde bir politikacı ve bir gazeteci sokağa inen çakallar tarafından öldüresiye dövülüyorlar. Ülkenin yönetiminden sorumlu olanlar, örneğin Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı veya bu sokak eşkiyalarının arkasında olduğu iddia edilenlerden ses yoktur.  Türkiye Cumhuriyeti`nin Ana Muhalefet Partisi lideri linç edilmek isteniyor, bir partinın Genel Başkanı`nın evi kundaklanmak kundaklanıyor, sokak ortasında eski parti arkadaşları ve aynı görüşte olan gazeteciler dövülüyor, ülkeyi yönetenler bir telefon dahi etmiyorlar. Bu kadar kindar ve dindar insanlar konuşurken, hepimiz aynı gemideyiz diyorlar. Hepimiz dediğiniz kim veya kimler?  Evet, Türkiye`de kim „Zeytin Dalını“ düşman olarak gördüğüne uzatırsa, tarih onu veya onları övgü ile yazacaktır. Ülkenin barışına hiçbir katkısı olmayan MHP Genel Başkanı, HDP`nin kapatılması için avazı çıktığı kadar bağırıyor. Her kim ki, HDP`nin kapatılmasını ister, o bü ülkenin dostu değildir. Ülkeyi daha fazla gerecek, insanları daha fazla ayrıştıracak veya yaklaşık altı milyon oy vermiş halkı cezalandırmak isteyecek olursa, o bu ülkenin temellerine dinamit koyuyor demektir.  Ükenin içinde bulunduğu kin ve nefret dilini barış ve sevgi diline çevirecekler Meral Akşener ve Mithat Sancar`dır. Eğer Meral Akşener...

Live-Ticker zu Corona-Pandemie / Corona ile ilgili güncel Haberler

17.01.2021 20:04 Uhr Aktuelle neue Fälle mit positiver COVID-19-Infektion 42879 bestätigte Fälle in Hamburg146 seit gestern523 davon im Krankenhaus (-3) Stand: 16.01.2021davon 92 auf der Intensivstation...

ÇAKALLAR SOKAĞA İNDİYSE

„Bana dokunmayan yılan bin yaşasın“ diye bir atasözü vardır. Aslında çok yanlış söylenmiş bir sözdür. Bugün sana dokunmayan yılan, gün gelir senide sokar. Türkiye`yi yönetenler veya...