-0.1 C
Hamburg
Pazartesi, Ocak 18, 2021

Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir!

Türk- İş ve DİSK tamamlayıcı emeklilik sistemi adı altında kıdem tazminatı sisteminin değiştirilerek fona devredilmek istenmesine karşı 81 ilde basın açıklaması yaptı. Ankara’daki açıklamalarda “Kıdem tazminatıma dokunma” mesajı verilirken, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir! Eğer kıdem tazminatımıza el uzatılırsa bugün başlayan bu yürüyüş, genel grevlere, genel direnişlere dönüşecektir!”dedi.

ELBE EXPRESS/HABER MERKEZİ
Foto:Youtube

Türk- İş ve DİSK tamamlayıcı emeklilik sistemi adı altında kıdem tazminatı sisteminin değiştirilerek fona devredilmek istenmesine karşı 81 ilde basın açıklaması yaptı. Ankara’daki açıklamalarda “Kıdem tazminatıma dokunma” mesajı verilirken, Türkiye ekonomisindeki sıkıntıların işçiye yüklendiği vurgulandı. Sendikalar, “Fatura işçiye kesiliyor. Kıdem tazminatı hakkımız masaya yatırılmak isteniyor. Daha esnek bir çalışma düzeni kabul ettirilmeye çalışılıyor. Bunların hiçbirini kabul etmiyoruz” dediler.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı tamamlayıcı emeklilik sistemi (TES) ile kıdem tazminatının fona devir edilmek istenmesine karşı Türk- İş ve DİSK 81 ilde basın açıklaması düzenledi. Her iki konfederasyon da “Kıdem tazminatıma dokunma” mesajı verdi.

Türk- İş Genel Merkezi önünde düzenlenen basın açıklamasında hükümetin getirmek istediği düzenlemeye tepki gösteren Türk Metal Sendikası Ankara 3 No’lu Şube Başkanı Nihat Zengin, “25 altı ve 50 yaş üstünde çalışanlara daha esnek çalışma getiriliyor ve bu yolla kıdem ve ihbar tazminatı ortadan kaldırılıyor. Kıdem tazminatının kaldırılarak yerine tamamlayıcı emeklilik sistemi getiriliyor. Ama ortada paylaşılan bir taslak yok, sadece medyada yer alan haberler var. Değişiklik yapılmasına ilişkin sosyal tarafların herhangi bir talebi bulunmuyor. Bu konuda sosyal taraflar arasında mutabakat da yoktur” diye konuştu.

Ekonomik sıkıntıların aşılması için çözümün yine işçide arandığının altını çizen Zengin, “Fatura işçiye kesiliyor. Kıdem tazminatı hakkımız masaya yatırılmak isteniyor. Daha esnek bir çalışma düzeni kabul ettirilmeye çalışılıyor. Bunların hiçbirini kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

ÇERKEZOĞLU: KIDEM TAZMİNATI KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir! Eğer kıdem tazminatımıza el uzatılırsa bugün başlayan bu yürüyüş, genel grevlere, genel direnişlere dönüşecektir!”dedi.

DİSK Başkanlar Kurulu’nun kıdem tazminatına ilişkin açıkladığı sonuç bildirgesi bugün 81 ilde ve DİSK’in örgütlü olduğu iş yerlerinde işçilerin de katılımı ile okundu.  DİSK yöneticileri, bölge ve işyeri temsilcileri tüm ülkede fabrikalarda, iş yerlerinde etkinliklere katılarak açıklama yaptı.

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, İstanbul Beşiktaş Belediyesi Fen İşleri Garajı’nda saat 12.00’de, Genel Sekreter Adnan Serdaroğlu İzmit KordSA’da, Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çalışkan ise İzmir Konak Meydanı’nda işçilerle bir araya geldi.

GÖRGÜN: “KIDEM TAZMİNATI ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİDİR”

DİSK’in Başkent’teki Ankara Bölge Temsilciliği önünde de açıklama yapıldı. Eyleme, CHP İzmir Milletvekili ve eski DİSK Genel Başkanı Kani Beko da destek verdi. DİSK Ankara Bölge Temsilci Tayfun Görgün, koronavirüs sürecinde hükümetin işçilere yardımcı olması gerekirken ‘elini işçinin cebine attığını’ söyleyerek, kıdem tazminatında en ufak hak kaybına izin vermeyeceklerini vurguladı: “Kıdem tazminatı kumbaramızda biriktirdiğimiz alınterimizdir. Çocuklarımızın geleceğidir.”

Sosyal İş Genel Başkanı Mustafa Aguş ortak basın açıklamasını okuyarak, şunları belirtti:

“Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi adı altında kıdem tazminatımız fona aktarılarak, bir yandan da 25 yaş altı ve 50 yaş üstü çalışanlar başta olmak üzere esnek güvencesiz çalıştırmayı yaygınlaştırarak kıdem tazminatı hakkı yok edilmek istenmektedir.”

“Pandemi koşullarında 82 milyon insan yaşam mücadelesi verirken, işçiler olarak bizler, canımızı, işimizi ve gelirimizi korumak için mücadele verirken, işsizlik rekorlar kırmışken, ülkeyi yönetenler kıdem tazminatımıza el uzatmak ve daha esnek, daha güvencesiz, kölece çalışma dayatmaktadır.”

DİSK’in örgütlü olduğu bütün işyerlerinde şu metin okundu:

“KIDEM TAZMİNATI HAKKI YOK EDİLMEK İSTENİYOR”

Türkiye işçi sınıfının doksan yıla yakın bir süredir sahip olduğu kazanılmış en köklü hakkı olan kıdem tazminatının ortadan kaldırılmasına yönelik girişimler hız kazanmıştır. Sermayenin ve iktidarların 45 yıllık düşü olarak, 11. Kalkınma Planı’ndan Yeni Ekonomik Program’a kadar bütün politika belgelerinde yer alan hedefler ve IMF’nin tüm raporlarında geçen “tavsiyelerini” hayata geçirmek doğrultusunda işçi sınıfının “sinir uçları” ile oynanmaktadır.

Bir yandan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi adı altında kıdem tazminatımız fona aktarılarak, bir yandan da 25 yaş altı ve 50 yaş üstü çalışanlar başta olmak üzere esnek-güvencesiz çalıştırmayı yaygınlaştırarak kıdem tazminatı hakkı yok edilmek istenmektedir.

Pandemi koşullarında 82 milyon insan yaşam mücadelesi verirken, işçiler olarak bizler, canımızı, işimizi ve gelirimizi korumak için mücadele verirken, işsizlik rekorlar kırmışken, ülkeyi yönetenler kıdem tazminatımıza el uzatmakta ve daha esnek, daha güvencesiz, kölece çalışma dayatmaktadır.

“DİSK YOK SAYILDI”

DİSK Başkanları Kurulu, salgın koşullarında dahi bir bütün olarak, sendikalı-sendikasız tüm işçilerin hak gaspına kalkışanlara karşı işçi sınıfının biriken öfkesini ve bu saldırıları püskürtme kararlılığını görmekte ve bu kararlılığı örgütlü bir güce dönüştürme iradesini dile getirmektedir.

Ayrıca bu kadar önemli bir sürecin, Hükümet tarafından gazete köşelerine sızdırılan kimi bilgilerle, dinamik bir süreç olan çalışma hayatının tanımlı mekanizmaları işletilmeden, Anayasal bir kurum olan Ekonomik Sosyal Konsey, yasal bir kurum olan Üçlü Danışma Kurulu gibi mekanizmaları çalıştırmadan kapalı kapılar arkasında yapılan “müzakereler” yoluyla tartıştırılması kabul edilemez.

Hükümeti, ailelerimizle birlikte düşündüğümüzde toplumun neredeyse tamamını ilgilendiren, çocuklarımızın geleceği olan kıdem tazminatını tüm toplumun ve işçilerin gözü önünde, şeffaf bir biçimde tartışmaya çağıran DİSK, tüm işçi sınıfını ilgilendiren bu büyük tehlikeye karşı dişe diş bir mücadele için işyerlerinde gerekli çalışmaları başlatmıştır.

DİSK’i yok sayarak bu dayatmaları hayata geçirmek gibi beyhude hayallere kapılanlar, tarihten dersler çıkarmalıdır: DİSK, işçi sınıfının itirazıdır, iradesidir, umududur. Ve bu ülkenin yasalarına ve Anayasası’na göre kurulmuş diyalog mekanizmalarını yok sayarak iktidarın duymak istemediği o itiraz ve irade, işyerlerinden başlayarak sokaklara, meydanlara akacak ve kapalı kapılar ardında oyun kurmaya çalışanların hesaplarını bozacaktır. DİSK, işçi sınıfının haklı ve kararlı direnişinin bayrağı olmaya devam edecektir.

“FON GELECEĞİMİZE EL KOYMAK DEMEKTİR”

Kıdem tazminatını ortadan kaldırmaya, daraltmaya, budamaya, işçi sınıfının belirli kesimlerini bu haktan mahrum etmeye yönelik her girişim, direniş ile karşılanacaktır.

Kıdem tazminatını bir işveren sorumluluğu olmaktan çıkaracak, iş güvencesi dayanağı işlevine son vererek işten çıkarmaları kolaylaştıracak, işverene iş sürecinde keyfiyet olanağı verecek, son ücret ile bağını kopararak kıdem tazminatının miktarını düşürecek planların müzakere edilecek hiçbir yanı yoktur. Fon, kıdem tazminatımıza, birikmiş emeğimize ve geleceğimize el koymak demektir.

Kıdem tazminatı ile ilgili konuşulacak tek şey, mevcut sistemin güçlendirilmesi, kuvvetlendirilmesi, bir gün bile çalışsa tüm işçilerin istifa hali dahil kıdem tazminatı alacağı bir düzenlemenin yapılması ve işverenler işçilere kıdem tazminatını vermediğinde devletin kanun hakimiyetini sağlamasıdır.

DİSK Başkanları Kurulu, bir kez daha kararlılığını ve iradesini ortaya koymakta ve iktidarı uyarmaktadır: Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir! “Kırmızı çizgi” geçilmesi mümkün olmayan bölge anlamına gelmektedir ve işçi sınıfı kıdem tazminatına o ya da bu biçimde dokunulmasına izin vermeyecektir.

“ÖRGÜTLÜ VE KARARLI BİR İRADE”

Kıdem tazminatı bize çocuklarımızın emanetidir! Kıdem tazminatına sahip çıkmak emeğimize, geleceğimize, memleketimize sahip çıkmaktır.

DİSK Başkanlar Kurulu bu mücadeleyi omuzlama onurunu, diğer işçi konfederasyonları, emek ve meslek örgütleri başta olmak üzere tüm emek ve demokrasi güçleri ile beraber taşımak için girişimlerin başlatılması gerekliliğinin altını çizer.

İşçi sınıfının kıdem tazminatına dair hassasiyetini, örgütlü ve kararlı bir irade olarak işyeri eylemlerine, yürüyüşlere, meydanlara, direnişlere, grevlere ve dişe diş bir mücadeleye taşıma kararlılığının altını çizen DİSK Başkanlar Kurulu, DİSK örgütünün bir bütün olarak tüm sendikalarımızla birlikte önümüzdeki günlerde açıklanacak eylem takvimini hayata geçirmek için hazır olduğunu ilan eder.

 

Kaynak:Cumhuriyet

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

„Wie rassistisch bist Du? Das Experiment“ – Das NDR „Kulturjournal“ geht Aspekten und Erscheinungsformen des alltäglichen Rassismus nach

elbeXpress / Haber Merkezi In einer dreiteiligen Reihe stellen das NDR „Kulturjournal“ und tagesschau24 die Frage „Wie rassistisch bist du?“. In Diskussionen und Experimenten wird...

Streit in Eimsbüttel: Sonderbehandlung für BV-Abgeordnete?

Gegen die Stimmen der SPD-Fraktion hat die grün-schwarze Koalition im Hauptausschuss vergangenen Donnerstag beschlossen, dass die Bezirksversammlung Eimsbüttel auch im Lockdown weiter tagen soll....

ZEYTİN DALI VE BEYAZ GÜVERÇİN

Evrensel barıştan söz etmek kolay değildir; Bir beyaz güvercin görmek isterim, dünya ülkeleri üzerinde, sınır tanımadan ağzında bir zeytin dalıyla dolaşsın (alıntı).  Neredeyse, son günlerde barışdan ziyade, savaşı övenler baş tacı ediliyor. Barışın ve insanlığın düşmanları faşizim ve onun temsilcileridir.  Başka kimlerdir, kandan beslenen silah üretenler ve onları pazarlıyanlardır.  Başka kimlerdir, kendisine güveni olmayan insanlar, yani sevgi dili yerine nefret dilini kullananlardır.  Başka kimlerdir, çocukluklarında çok işgence görmüş, horlanmış ve bir türlü kişiliğini bulamıyan cahillerdir (Hitler gibiler).  Neredeyse Türkiye`de barışdan, kardeşlikten ve hoşgörüden bahseden kimse kalmadı. Ülkede yaşıyan yaklaşık 83 milyon vatandaşın can ve mal güvenliğinden sorumlu olanlar, muhaliflerine karşı kin ve nefret dilini daha fazla kullanıyorlar.  Benim ile yürüyorsan yaşama hakkına sahipsin, benden ayrılırsan, sana yaşam hakkı tanımam diyorlar. O zaman sormak gerekmezmi, kendisinden ayrılmak isteyen karısını öldüren koca ile, kendisini terk edenleri yok sayan ve onlara politik yaşam hakkı tanımıyanların arasında ki fark nedir?  Türkiye`de aynı saatlerde bir politikacı ve bir gazeteci sokağa inen çakallar tarafından öldüresiye dövülüyorlar. Ülkenin yönetiminden sorumlu olanlar, örneğin Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı veya bu sokak eşkiyalarının arkasında olduğu iddia edilenlerden ses yoktur.  Türkiye Cumhuriyeti`nin Ana Muhalefet Partisi lideri linç edilmek isteniyor, bir partinın Genel Başkanı`nın evi kundaklanmak kundaklanıyor, sokak ortasında eski parti arkadaşları ve aynı görüşte olan gazeteciler dövülüyor, ülkeyi yönetenler bir telefon dahi etmiyorlar. Bu kadar kindar ve dindar insanlar konuşurken, hepimiz aynı gemideyiz diyorlar. Hepimiz dediğiniz kim veya kimler?  Evet, Türkiye`de kim „Zeytin Dalını“ düşman olarak gördüğüne uzatırsa, tarih onu veya onları övgü ile yazacaktır. Ülkenin barışına hiçbir katkısı olmayan MHP Genel Başkanı, HDP`nin kapatılması için avazı çıktığı kadar bağırıyor. Her kim ki, HDP`nin kapatılmasını ister, o bü ülkenin dostu değildir. Ülkeyi daha fazla gerecek, insanları daha fazla ayrıştıracak veya yaklaşık altı milyon oy vermiş halkı cezalandırmak isteyecek olursa, o bu ülkenin temellerine dinamit koyuyor demektir.  Ükenin içinde bulunduğu kin ve nefret dilini barış ve sevgi diline çevirecekler Meral Akşener ve Mithat Sancar`dır. Eğer Meral Akşener...

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

- Advertisement -

SON HABERLER

„Wie rassistisch bist Du? Das Experiment“ – Das NDR „Kulturjournal“ geht Aspekten und Erscheinungsformen des alltäglichen Rassismus nach

elbeXpress / Haber Merkezi In einer dreiteiligen Reihe stellen das NDR „Kulturjournal“ und tagesschau24 die Frage „Wie rassistisch bist du?“. In Diskussionen und Experimenten wird...

Streit in Eimsbüttel: Sonderbehandlung für BV-Abgeordnete?

Gegen die Stimmen der SPD-Fraktion hat die grün-schwarze Koalition im Hauptausschuss vergangenen Donnerstag beschlossen, dass die Bezirksversammlung Eimsbüttel auch im Lockdown weiter tagen soll....

ZEYTİN DALI VE BEYAZ GÜVERÇİN

Evrensel barıştan söz etmek kolay değildir; Bir beyaz güvercin görmek isterim, dünya ülkeleri üzerinde, sınır tanımadan ağzında bir zeytin dalıyla dolaşsın (alıntı).  Neredeyse, son günlerde barışdan ziyade, savaşı övenler baş tacı ediliyor. Barışın ve insanlığın düşmanları faşizim ve onun temsilcileridir.  Başka kimlerdir, kandan beslenen silah üretenler ve onları pazarlıyanlardır.  Başka kimlerdir, kendisine güveni olmayan insanlar, yani sevgi dili yerine nefret dilini kullananlardır.  Başka kimlerdir, çocukluklarında çok işgence görmüş, horlanmış ve bir türlü kişiliğini bulamıyan cahillerdir (Hitler gibiler).  Neredeyse Türkiye`de barışdan, kardeşlikten ve hoşgörüden bahseden kimse kalmadı. Ülkede yaşıyan yaklaşık 83 milyon vatandaşın can ve mal güvenliğinden sorumlu olanlar, muhaliflerine karşı kin ve nefret dilini daha fazla kullanıyorlar.  Benim ile yürüyorsan yaşama hakkına sahipsin, benden ayrılırsan, sana yaşam hakkı tanımam diyorlar. O zaman sormak gerekmezmi, kendisinden ayrılmak isteyen karısını öldüren koca ile, kendisini terk edenleri yok sayan ve onlara politik yaşam hakkı tanımıyanların arasında ki fark nedir?  Türkiye`de aynı saatlerde bir politikacı ve bir gazeteci sokağa inen çakallar tarafından öldüresiye dövülüyorlar. Ülkenin yönetiminden sorumlu olanlar, örneğin Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı veya bu sokak eşkiyalarının arkasında olduğu iddia edilenlerden ses yoktur.  Türkiye Cumhuriyeti`nin Ana Muhalefet Partisi lideri linç edilmek isteniyor, bir partinın Genel Başkanı`nın evi kundaklanmak kundaklanıyor, sokak ortasında eski parti arkadaşları ve aynı görüşte olan gazeteciler dövülüyor, ülkeyi yönetenler bir telefon dahi etmiyorlar. Bu kadar kindar ve dindar insanlar konuşurken, hepimiz aynı gemideyiz diyorlar. Hepimiz dediğiniz kim veya kimler?  Evet, Türkiye`de kim „Zeytin Dalını“ düşman olarak gördüğüne uzatırsa, tarih onu veya onları övgü ile yazacaktır. Ülkenin barışına hiçbir katkısı olmayan MHP Genel Başkanı, HDP`nin kapatılması için avazı çıktığı kadar bağırıyor. Her kim ki, HDP`nin kapatılmasını ister, o bü ülkenin dostu değildir. Ülkeyi daha fazla gerecek, insanları daha fazla ayrıştıracak veya yaklaşık altı milyon oy vermiş halkı cezalandırmak isteyecek olursa, o bu ülkenin temellerine dinamit koyuyor demektir.  Ükenin içinde bulunduğu kin ve nefret dilini barış ve sevgi diline çevirecekler Meral Akşener ve Mithat Sancar`dır. Eğer Meral Akşener...

Live-Ticker zu Corona-Pandemie / Corona ile ilgili güncel Haberler

17.01.2021 20:04 Uhr Aktuelle neue Fälle mit positiver COVID-19-Infektion 42879 bestätigte Fälle in Hamburg146 seit gestern523 davon im Krankenhaus (-3) Stand: 16.01.2021davon 92 auf der Intensivstation...

ÇAKALLAR SOKAĞA İNDİYSE

„Bana dokunmayan yılan bin yaşasın“ diye bir atasözü vardır. Aslında çok yanlış söylenmiş bir sözdür. Bugün sana dokunmayan yılan, gün gelir senide sokar. Türkiye`yi yönetenler veya...