-0.1 C
Hamburg
Pazartesi, Ocak 18, 2021

Almanya, Türkiye seyahatlerine yeşil ışık yakacak mı?

Ankara’nın yoğun girişimlerine rağmen Türkiye’ye seyahat uyarısını kaldırmayan Almanya, ihtiyatlı. Dışişleri Bakanı Maas, verilerin güvenilirliği, kullanılan ilaçlar gibi konularda beklentileri olduğuna işaret etti.

ELBE EXPRESS/HABER MERKEZİ
Foto:Elbe Express

Alman hükümeti, Türkiye’ye seyahat uyarısını kaldırma konusunda temkinli açıklamalarını sürdürürken acele bir karar almayacağı mesajını verdi.

Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Alman İkinci Televizyon Kanalı ZDF’e yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında koronavirüsle mücadele konusunda ortak standartların belirlenmesinin ardından seyahat sınırlamalarının kaldırıldığına işaret ederek, üçüncü ülkelere seyahat konusunda ise bu ülkeler ile ikili görüşmeler yürüteceklerini söyledi.

Türkiye’de salgın konusunda yaşanan gelişmeler ve alınan önlemlerin takip edildiğini, değerlendirmelerinin sürdüğünü belirten Maas, konuyu ele almak üzere mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile bugün bir görüşme yapacağı bilgisini verdi.

Neler dikkate alınacak?

“Bize verilen sayıların, yani verilerin güvenilirliğini, alınan önlemleri ele alacağız” diyen Maas, seyahat uyarısını kaldırma konusunda, ilgili ülkede vaka istatistiklerinin hesaplanması, kullanılan ilaçlar gibi konularda standartların önem taşıdığını vurguladı.

Kimi ülkelerde hastanelerde zorunlu karantina uygulaması olduğunu, kendilerinin “yararlı olmadığını” düşündükleri ilaçlarla tedavi uygulandığına dikkat çeken Maas, “Karar alma süreçlerimizde işte tüm bu konular dikkate alınmalı. Önümüzdeki haftalarda diğer bazı ülkelere seyahat uyarılarının kaldırılabileceği ihtimalini dışlamıyorum. Ama bu karar, söz konusu ülkelerde salgın konusunda yaşanacak gelişmelere bağlı olacak” şeklinde konuştu.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Adebahr, Almanya’nın AB dışındaki tüm ülkeler için seyahat uyarısının Ağustos sonuna kadar uzattığına dikkat çekerken, “Bazı ülkelerle, seyahat uyarısının daha erken bir aşamada kaldırılıp kaldırılamayacağını ele almak üzere istişareler yürütüyoruz” dedi.

Somut ve denetlenebilir standart vurgusu 

Avrupa ülkelerine seyahat uyarısının, ilgili ülkelerle “somut” ve “denetlenebilir” standartlar üzerinde vardıkları uzlaşı sayesinde kaldırıldığına dikkat çeken sözcü, “Bu esaslar üzerindeki uzlaşıyı Avrupa ülkeleri arasında sağlamayı başardık. Bu büyük bir ilk adım. Ama dünyanın geri kalanı için henüz bu aşamada değiliz” dedi.

Seyahat uyarılarının kaldırılmasını sağlayacak kriterlerin belirlenmesi için ilgili ülkelerle görüşmeler yürütülmek durumunda olunduğunu aktaran Adebahr, AB dışındaki ülkeler ve Türkiye ile devam eden görüşmeler hakkında bilgi verirken, şöyle devam etti:

“Vaka sayıları ile ilgili seyir, bir vaka tespit edildiğinde nasıl bir süreç işliyor, testler nasıl yapılıyor, karantina zorunluluğu var mı gibi konulara bakılıyor. Türk tarafı ile de bu konular hakkında görüşmelerimiz sürüyor. Önümüzdeki haftalarda ne tür gelişmeler yaşanacağının görülmesi gerekiyor.”

“Zorunlu olmayan turistik seyahatten kaçının”

Alman Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Adebahr, “seyahat uyarısı, seyahat yasağı değildir” derken, zorunlu olmayan nedenlerle, turistik amaçla Avrupa dışına seyahat edilmemesini tavsiye ettiklerini ancak bu konuda bir yasak bulunmadığını vurguladı.

Adebahr, “Biz zorunlu olmayan turistik seyahatler konusunda uyarıyoruz. Aile ziyareti gibi, Türkiye ile bağları olan pek çok kişi için özel bir önem taşıyan seyahatlerde belki şunu sormak gerekecek: Bu zaruri olmayan bir turistik seyahat mi yoksa aileyle birleşmek için zorunlu bir seyahat mi? Yapılan seyahat uyarısı, zorunlu olmayan turistik seyahatler ile ilgili” dedi.

15 Haziran itibarıyla AB üyesi ülkeler, Schengen ülkeleri ve İngiltere’ye yönelik seyahat uyarılarını kaldıran Almanya, Ankara’nın üst düzey ve yoğun girişimlerine rağmen bu konuda Türkiye’ye bir istisna getirmemişti.

Avrupa dışındaki ülkeler kategorisinde değerlendirilen Türkiye için seyahat uyarısı, diğer tüm ülkelere olduğu gibi 31 Ağustos’a kadar uzatıldı.

AB’nin yurtdışından Avrupa’ya seyahata getirdiği kısıtlamalar kapsamında, Türk vatandaşlarının turistik amaçla Almanya’ya seyahatlerine getirilen yasak da, 30 Haziran’a kadar uzatılmış durumda.

Yalnızca istisna tanınan sağlık personeli, sağlık araştırmacıları, hasta bakım personeli, mal taşımacılığı yapan nakliye personeli, görevlerini icra eden diplomatlar, uluslararası kuruluş çalışanları, askeri personel ve insani yardım çalışanlarının seyahatlerine izin veriliyor.

Değer Akal

© Deutsche Welle Türkçe

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

„Wie rassistisch bist Du? Das Experiment“ – Das NDR „Kulturjournal“ geht Aspekten und Erscheinungsformen des alltäglichen Rassismus nach

elbeXpress / Haber Merkezi In einer dreiteiligen Reihe stellen das NDR „Kulturjournal“ und tagesschau24 die Frage „Wie rassistisch bist du?“. In Diskussionen und Experimenten wird...

Streit in Eimsbüttel: Sonderbehandlung für BV-Abgeordnete?

Gegen die Stimmen der SPD-Fraktion hat die grün-schwarze Koalition im Hauptausschuss vergangenen Donnerstag beschlossen, dass die Bezirksversammlung Eimsbüttel auch im Lockdown weiter tagen soll....

ZEYTİN DALI VE BEYAZ GÜVERÇİN

Evrensel barıştan söz etmek kolay değildir; Bir beyaz güvercin görmek isterim, dünya ülkeleri üzerinde, sınır tanımadan ağzında bir zeytin dalıyla dolaşsın (alıntı).  Neredeyse, son günlerde barışdan ziyade, savaşı övenler baş tacı ediliyor. Barışın ve insanlığın düşmanları faşizim ve onun temsilcileridir.  Başka kimlerdir, kandan beslenen silah üretenler ve onları pazarlıyanlardır.  Başka kimlerdir, kendisine güveni olmayan insanlar, yani sevgi dili yerine nefret dilini kullananlardır.  Başka kimlerdir, çocukluklarında çok işgence görmüş, horlanmış ve bir türlü kişiliğini bulamıyan cahillerdir (Hitler gibiler).  Neredeyse Türkiye`de barışdan, kardeşlikten ve hoşgörüden bahseden kimse kalmadı. Ülkede yaşıyan yaklaşık 83 milyon vatandaşın can ve mal güvenliğinden sorumlu olanlar, muhaliflerine karşı kin ve nefret dilini daha fazla kullanıyorlar.  Benim ile yürüyorsan yaşama hakkına sahipsin, benden ayrılırsan, sana yaşam hakkı tanımam diyorlar. O zaman sormak gerekmezmi, kendisinden ayrılmak isteyen karısını öldüren koca ile, kendisini terk edenleri yok sayan ve onlara politik yaşam hakkı tanımıyanların arasında ki fark nedir?  Türkiye`de aynı saatlerde bir politikacı ve bir gazeteci sokağa inen çakallar tarafından öldüresiye dövülüyorlar. Ülkenin yönetiminden sorumlu olanlar, örneğin Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı veya bu sokak eşkiyalarının arkasında olduğu iddia edilenlerden ses yoktur.  Türkiye Cumhuriyeti`nin Ana Muhalefet Partisi lideri linç edilmek isteniyor, bir partinın Genel Başkanı`nın evi kundaklanmak kundaklanıyor, sokak ortasında eski parti arkadaşları ve aynı görüşte olan gazeteciler dövülüyor, ülkeyi yönetenler bir telefon dahi etmiyorlar. Bu kadar kindar ve dindar insanlar konuşurken, hepimiz aynı gemideyiz diyorlar. Hepimiz dediğiniz kim veya kimler?  Evet, Türkiye`de kim „Zeytin Dalını“ düşman olarak gördüğüne uzatırsa, tarih onu veya onları övgü ile yazacaktır. Ülkenin barışına hiçbir katkısı olmayan MHP Genel Başkanı, HDP`nin kapatılması için avazı çıktığı kadar bağırıyor. Her kim ki, HDP`nin kapatılmasını ister, o bü ülkenin dostu değildir. Ülkeyi daha fazla gerecek, insanları daha fazla ayrıştıracak veya yaklaşık altı milyon oy vermiş halkı cezalandırmak isteyecek olursa, o bu ülkenin temellerine dinamit koyuyor demektir.  Ükenin içinde bulunduğu kin ve nefret dilini barış ve sevgi diline çevirecekler Meral Akşener ve Mithat Sancar`dır. Eğer Meral Akşener...

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

- Advertisement -

SON HABERLER

„Wie rassistisch bist Du? Das Experiment“ – Das NDR „Kulturjournal“ geht Aspekten und Erscheinungsformen des alltäglichen Rassismus nach

elbeXpress / Haber Merkezi In einer dreiteiligen Reihe stellen das NDR „Kulturjournal“ und tagesschau24 die Frage „Wie rassistisch bist du?“. In Diskussionen und Experimenten wird...

Streit in Eimsbüttel: Sonderbehandlung für BV-Abgeordnete?

Gegen die Stimmen der SPD-Fraktion hat die grün-schwarze Koalition im Hauptausschuss vergangenen Donnerstag beschlossen, dass die Bezirksversammlung Eimsbüttel auch im Lockdown weiter tagen soll....

ZEYTİN DALI VE BEYAZ GÜVERÇİN

Evrensel barıştan söz etmek kolay değildir; Bir beyaz güvercin görmek isterim, dünya ülkeleri üzerinde, sınır tanımadan ağzında bir zeytin dalıyla dolaşsın (alıntı).  Neredeyse, son günlerde barışdan ziyade, savaşı övenler baş tacı ediliyor. Barışın ve insanlığın düşmanları faşizim ve onun temsilcileridir.  Başka kimlerdir, kandan beslenen silah üretenler ve onları pazarlıyanlardır.  Başka kimlerdir, kendisine güveni olmayan insanlar, yani sevgi dili yerine nefret dilini kullananlardır.  Başka kimlerdir, çocukluklarında çok işgence görmüş, horlanmış ve bir türlü kişiliğini bulamıyan cahillerdir (Hitler gibiler).  Neredeyse Türkiye`de barışdan, kardeşlikten ve hoşgörüden bahseden kimse kalmadı. Ülkede yaşıyan yaklaşık 83 milyon vatandaşın can ve mal güvenliğinden sorumlu olanlar, muhaliflerine karşı kin ve nefret dilini daha fazla kullanıyorlar.  Benim ile yürüyorsan yaşama hakkına sahipsin, benden ayrılırsan, sana yaşam hakkı tanımam diyorlar. O zaman sormak gerekmezmi, kendisinden ayrılmak isteyen karısını öldüren koca ile, kendisini terk edenleri yok sayan ve onlara politik yaşam hakkı tanımıyanların arasında ki fark nedir?  Türkiye`de aynı saatlerde bir politikacı ve bir gazeteci sokağa inen çakallar tarafından öldüresiye dövülüyorlar. Ülkenin yönetiminden sorumlu olanlar, örneğin Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı veya bu sokak eşkiyalarının arkasında olduğu iddia edilenlerden ses yoktur.  Türkiye Cumhuriyeti`nin Ana Muhalefet Partisi lideri linç edilmek isteniyor, bir partinın Genel Başkanı`nın evi kundaklanmak kundaklanıyor, sokak ortasında eski parti arkadaşları ve aynı görüşte olan gazeteciler dövülüyor, ülkeyi yönetenler bir telefon dahi etmiyorlar. Bu kadar kindar ve dindar insanlar konuşurken, hepimiz aynı gemideyiz diyorlar. Hepimiz dediğiniz kim veya kimler?  Evet, Türkiye`de kim „Zeytin Dalını“ düşman olarak gördüğüne uzatırsa, tarih onu veya onları övgü ile yazacaktır. Ülkenin barışına hiçbir katkısı olmayan MHP Genel Başkanı, HDP`nin kapatılması için avazı çıktığı kadar bağırıyor. Her kim ki, HDP`nin kapatılmasını ister, o bü ülkenin dostu değildir. Ülkeyi daha fazla gerecek, insanları daha fazla ayrıştıracak veya yaklaşık altı milyon oy vermiş halkı cezalandırmak isteyecek olursa, o bu ülkenin temellerine dinamit koyuyor demektir.  Ükenin içinde bulunduğu kin ve nefret dilini barış ve sevgi diline çevirecekler Meral Akşener ve Mithat Sancar`dır. Eğer Meral Akşener...

Live-Ticker zu Corona-Pandemie / Corona ile ilgili güncel Haberler

17.01.2021 20:04 Uhr Aktuelle neue Fälle mit positiver COVID-19-Infektion 42879 bestätigte Fälle in Hamburg146 seit gestern523 davon im Krankenhaus (-3) Stand: 16.01.2021davon 92 auf der Intensivstation...

ÇAKALLAR SOKAĞA İNDİYSE

„Bana dokunmayan yılan bin yaşasın“ diye bir atasözü vardır. Aslında çok yanlış söylenmiş bir sözdür. Bugün sana dokunmayan yılan, gün gelir senide sokar. Türkiye`yi yönetenler veya...